Bir Haftaya Sığan Hayat
Hayat bazen öyle günler yaşatır ki; aynı hafta içinde hem çocukların karne heyecanına ortak oluruz, hem milli takımın yaşattığı hayal kırıklığını hissederiz, hem de Türk sinemasının bir çınarına veda ederiz. Bazen de tüm bunların arasında sevginin, umudun ve hayata dair kurulan güzel hayallerin ne kadar kıymetli olduğunu bir kez daha anlarız.
İşte hayatın gerçeği tam da budur…
Bir tarafta milyonlarca öğrencimiz, uzun bir eğitim maratonunun ardından tatile çıktı. Öncelikle tüm evlatlarımızı gönülden kutluyorum. Karne, yalnızca notlardan ibaret değildir. Bir çocuğun gösterdiği emek, sabır ve mücadeledir. Şimdi dinlenme, kitap okuma, ailesiyle vakit geçirme, yeni yerler keşfetme ve yeni hayaller kurma zamanıdır. Çünkü geleceğin Türkiye’si; bugün okul sıralarında hayal kuran çocukların omuzlarında yükselecektir.
Ancak bu başarının görünmeyen kahramanlarını da unutmamak gerekir. Geleceğimizi emanet ettiğimiz çocuklarımızı büyük bir özveriyle yetiştiren, onlara yalnızca bilgi değil; ahlakı, vicdanı, sorumluluğu, sevgiyi ve vatan sevgisini de aşılayan kıymetli öğretmenlerimiz, toplumumuzun en değerli mimarlarıdır. Bir doktoru, mühendisi, hâkimi, sanatçıyı, bilim insanını ve devlet adamını yetiştiren ilk rehber çoğu zaman bir öğretmendir. Bu vesileyle fedakârca görev yapan tüm öğretmenlerimize yürekten teşekkür ediyor, hak ettikleri huzurlu ve mutlu bir tatil diliyorum.
Diğer tarafta ise sporun acı gerçeğiyle karşılaştık. Milli takımımızın Dünya Kupası yolunda yaşadığı başarısızlık hepimizi üzdü. Ancak spor, yalnızca kazanmanın adı değildir. Kaybettiğimiz günlerde doğru dersleri çıkarabiliyorsak, aslında geleceğin zaferlerine de hazırlanıyoruz demektir. Başarı kadar başarısızlık da gelişimin bir parçasıdır. Önemli olan umudu kaybetmeden daha güçlü bir şekilde yeniden ayağa kalkabilmektir.
Ve bugün…
Türk sinemasının unutulmaz isimlerinden Kadir İnanır’a veda ediyoruz. Onun filmleri yalnızca beyaz perdede gösterilen hikâyeler değildi; dostluğu, sevgiyi, adaleti, cesareti ve Anadolu insanının yüreğini anlatan eserlerdi. Bir sanatçının ardından geriye bıraktığı en büyük miras, eserleri ve insanların gönlünde bıraktığı izdir. Kadir İnanır da Türk sinemasına unutulmayacak bir miras bırakarak hafızalarımızda yaşamaya devam edecektir. Kendisine Allah’tan rahmet, ailesine, sevenlerine ve sanat camiasına sabır diliyorum.
Fakat bütün bunların yanında unutmamamız gereken başka değerler de var.
Hayat yalnızca siyaset, ekonomi, spor ya da gündemden ibaret değildir. İnsan hayatını güzelleştiren en büyük güç sevgidir. Bir annenin evladına duyduğu şefkat, bir babanın fedakârlığı, yıllardır aynı yastığa baş koyan eşlerin birbirine olan sadakati, gençlerin kurduğu yuva hayalleri ve birbirine “ömür boyu” diyebilen iki insanın sevgisi…
İşte gerçek zenginlik budur.
Aşk; sadece kalbin hızlı atması değildir. Aşk, zor zamanlarda elini bırakmamaktır. Aynı hayali kurabilmek, aynı duaya “Âmin” diyebilmek, birlikte yaşlanmayı isteyebilmektir. Sevgi; saygıyla büyür, güvenle güçlenir ve fedakârlıkla ömür boyu yaşar. Toplumun temelini de aslında güçlü aileler ve sevgiyle büyüyen nesiller oluşturur.
Bütün bu gelişmeler bize bir kez daha şunu gösteriyor:
Hayat, sevinçle hüznün aynı sayfada buluştuğu uzun bir yolculuktur. Bugün çocuklarımız karne sevinci yaşarken, bir aile evladını uğurluyor olabilir. Bir tarafta sporun heyecanı yaşanırken, diğer tarafta sanat dünyası büyük bir ustasını kaybedebilir. Aynı gün içinde hem umut hem hüzün, hem başarı hem hayal kırıklığı yaşayabiliriz.
Önemli olan, bütün bu olayların içerisinde insan kalabilmektir.
Bugün ülkemizin en çok ihtiyaç duyduğu şey; birbirimizi daha çok dinlemek, farklılıklarımıza rağmen ortak değerlerde buluşabilmek, sevgiyi çoğaltmak, çocuklarımıza daha güçlü bir gelecek bırakmak ve umudu hiçbir zaman kaybetmemektir.
Çünkü yarınlar; bugünün kavgalarıyla değil, bugünün aklıyla, vicdanıyla ve sevgisiyle inşa edilir.
Yeni haftaya girerken dileğim; ülkemizin daha çok bilimle, eğitimle, sanatla, sporla, başarıyla, sevgiyle ve umutla anılmasıdır.
Kalemiyle üretene, alın teri dökene, çocuk yetiştirene, ders anlatana, forma için mücadele edene, sanat üretene, ailesi için çalışan herkese selam olsun.
Çünkü güçlü bir Türkiye; bilgili çocukların, fedakâr öğretmenlerin, başarılı sporcuların, değerli sanatçıların, sağlam ailelerin ve birbirini seven insanların omuzlarında yükselecektir.
Sevginin eksik olmadığı, umudun hiç tükenmediği ve yarınlara güvenle baktığımız bir Türkiye dileğiyle…
Fahri İNAL
Siyaset Danışmanı |Stratejist |Analist |Yazar