Uluslararası sigortacılardan Karadeniz kararı: Türkiye'nin arka bahçesi savaş bölgesi ilan edildi

Uluslararası deniz sigortacılığı kuruluşlarının Karadeniz'in büyük bölümünü savaş riski taşıyan bölgeler listesine alması, Türkiye'nin enerji güvenliği ve deniz ticareti açısından yeni tartışmaları gündeme getirdi. Enerji piyasaları uzmanı Ali Arif Aktürk, kararın gemi sigortaları ve taşımacılık maliyetleri üzerindeki etkilerine dikkat çekerek uyarılarda bulundu. Aktürk, “Arka bahçemiz Karadeniz savaş bölgesi ilan ediliyor ama derdimiz Suudi Arabistan” dedi.

4 dk okuma
Uluslararası sigortacılardan Karadeniz kararı: Türkiye'nin arka bahçesi savaş bölgesi ilan edildi

Rusya-Ukrayna savaşının Karadeniz'deki deniz ticaretine yönelik tehditleri artırması üzerine uluslararası sigortacılık piyasasında önemli bir karar alındı. Lloyd's Market Association (LMA) ve International Underwriting Association (IUA) bünyesinde faaliyet gösteren Joint War Committee (JWC), 16 Eylül 2026 tarihli JWLA-035 kodlu bildiriyle Karadeniz'in büyük bölümünü savaş riski bulunan deniz alanları kapsamına dahil etti. Türkiye, Bulgaristan, Romanya ve Gürcistan'ın karasuları ise bu sınıflandırmanın dışında tutuldu.

Gemilerin savaş riski sigortalarını ve deniz taşımacılığı maliyetlerini etkileyebilecek kararın ardından enerji piyasaları uzmanı Ali Arif Aktürk, Türkiye'nin Karadeniz'deki gelişmelere yeterince önem vermediğini savundu. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin Husi saldırılarına karşı Suudi Arabistan'a askerî destek verilmesi yönündeki çağrısını eleştiren Aktürk, Türkiye'nin öncelikle Montrö Boğazlar Sözleşmesi'nden doğan haklarına, Karadeniz'deki karasularına ve münhasır ekonomik bölgesinin güvenliğine odaklanması gerektiğini belirtti.

AKTÜRK: ARKA BAHÇEMİZ KARADENİZ SAVAŞ BÖLGESİ İLAN EDİLİYOR

Aktürk, MHP liderinin Suudi Arabistan'a askerî destek çağrısına şu sözlerle karşılık verdi:

 

“Yahu, arka bahçemiz Karadeniz savaş bölgesi ilan ediliyor ama derdimiz Suudi Arabistan…”

 

Paylaşımında Lloyd's Market Association (LMA) ve International Underwriting Association (IUA) bünyesinde faaliyet gösteren Joint War Committee'nin (JWC) 16 Eylül 2026 tarihli JWLA-035 kodlu raporuna işaret eden Aktürk, söz konusu sınıflandırmanın uluslararası deniz sigortacılığı açısından belirleyici olduğunu vurguladı.

 

Aktürk, “Bu rapora göre gemi sigortaları ve gemi charterları yapılıyor” diyerek Karadeniz'deki gelişmelerin uluslararası deniz taşımacılığı üzerindeki etkilerine dikkat çekti.

KARADENİZ, DİZEL VE JET YAKITINDA HÜRMÜZ'DEN BİLE ÖNEMLİ"

Karadeniz'deki riskleri aylardır gündeme getirdiğini belirten Aktürk, uluslararası enerji piyasalarının bölgeye yeterince dikkat göstermediğini savundu.

 

Karadeniz'in yalnızca Türkiye ve Rusya açısından değil, küresel petrol ve rafine ürün ticareti bakımından da stratejik önem taşıdığını ifade eden Aktürk, şu değerlendirmeyi yaptı:

 

“Aylardır Karadeniz'deki gelişmelere dikkati çekiyorum. Katıldığım tüm TV programlarında petrol piyasası ve fiyatları açısından Karadeniz'in Hürmüz ve Babülmendep kadar ve hatta dizel/jet yakıtında daha da önemli olduğunu vurgulamaya çalışıyorum.”

Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı'nın küresel enerji krizini değerlendirirken ağırlıklı olarak Hürmüz Boğazı'na odaklandığını belirten Aktürk, Karadeniz'in ise tartışmalarda geri planda bırakıldığını öne sürdü.

 

TÜRKİYE'YE MONTRÖ VE DENİZ YETKİ ALANLARI ÇAĞRISI

Aktürk, Karadeniz'deki gelişmelerin Türkiye'nin güvenlik öncelikleri açısından yeniden değerlendirilmesi gerektiğini savundu. Montrö Boğazlar Sözleşmesi'nden kaynaklanan hakların yanı sıra Türkiye'nin Karadeniz'deki karasuları ve münhasır ekonomik bölge (MEB) üzerindeki haklarına dikkat çeken Aktürk, şu ifadeleri kullandı:

 

“Gerek Montrö gerekse de diğer uluslararası anlaşmalar kapsamında aşağıdaki mesajda verilen referanslara göre artık bilfiil Karadeniz savaş bölgesi olarak ilan edilmiştir.”

 

Aktürk, Türkiye'nin Suudi Arabistan ve Pakistan'la birlikte Babülmendep Boğazı'nın güvenliğine yönelik çalışmalara ağırlık vermeden önce Karadeniz'e odaklanması gerektiğini belirterek sözlerini şöyle tamamladı:

 

“Suudi Arabistan ve Pakistan ile Babülmendep'in güvenliğine harcanacak çabadan önce Montrö'den gelen haklarımız, Karadeniz'deki karasu ve MEB haklarımızla gereğini yapma yükümlülüğü çoktan doğmuştur.”

ve Soçi limanlarının güneyindeki sularda yoğunlaşmaya başladığını bildirdi.

 

Raporda, Türkiye ve diğer kıyı ülkelerinin karasularının sigorta listesinin dışında bırakılmasının bu bölgelerin tamamen güvenli olduğu anlamına gelmediği de vurgulandı.

 

BAHÇELİ SUUDİ ARABİSTAN'A ASKERÎ DESTEK ÇAĞRISI YAPMIŞTI

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 13 Ekim'de partisinin TBMM grup toplantısında yaptığı konuşmada, Yemen'deki Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik saldırılarını gündeme getirdi. Bahçeli, bu saldırıların bölgesel güvenliği ve enerji arzını tehdit ettiğini belirterek Türkiye'nin Suudi Arabistan'ın savunmasına destek vermesi gerektiğini savundu.

“Suudi Arabistan'a her türlü destek verilmeli” diyen Bahçeli, diplomatik girişimlerin sonuç vermemesi halinde caydırıcı imkânların kullanılabileceğini ifade etti.

 

Yayın Notu

Yayın sorumlusu: Suna KAYIKCI

Son güncelleme: 01 Kasım 2026, 09:16

Bu haberi paylaş:

Yorumlar (0)

Yorum yapabilmek için giriş yapın.